Dünyanın en güzel kedi cinsi: Van kedisi

TÜRKİYE DOĞASI - Gözlerinin muhteşem rengiyle insanı büyüleyen, tüylerinin yumuşaklığıyla ruhu dinlendiren, bağımsız ama bir o kadar da oyuncu karakteriyle gönlü neşelendiren güzeller güzeli Van kedisi, kuşkusuz dünyanın en asil ve şaşırtıcı kedi türleri arasında yer almaktadır.

Tuğçe Ateş


İngilizce’de “Turkish ”, Fransızcada da “Turc de ” (“”) olarak da tanınan , Türkiye’nin güneydoğusunda bulunan civarındaki bölgeye ait bir kedi cinsidir.

3,5 kg’lık ortalama ağırlığı ile, büyük kedi cinsi olarak kabul edilir. Bütün özelliğini, şeftali çekirdeği şekline benzeyen büyük gözlerinden alır: Birisi mavi veya yeşil, diğeri ise altın veya kehribar rengidir. Gözleri ya ikisi de aynı renk ya ikisi de turkuvaz ya da ikisi de kehribar rengi olanları da vardır.

Van bölgesinin zorlu iklim şartları, hayvanların uyum kabiliyetlerini geliştirmiş; kaşmire benzeyen, yumuşak ve kış mevsiminde kalın, yaz mevsiminde ise kısa olan bir kürke sahip olmalarını sağlamıştır. Bu hayvanın mekan edindiği, İran sınırına yakın Van bölgesi, aynı zamanda, Türkiye’nin en büyük gölü olan, Van Gölü’nü de bünyesinde barındırır.

” olarak da tanınan Van kedisi, bölgenin kurak ve çok sıcak geçen yaz aylarında mutlaka gölde yüzer. Geliştiği bu doğal koşullar kendisinin mükemmel bir yüzücü olma özelliğini de sağlamıştır.

Vanlı Türk, zeki ve enerji dolu bir kedidir. Oynamaya ve her zaman kendisini canlı tutan yenilikleri keşfetmeye de bayılır. Yabani bir kökene sahip olmasından kaynaklanan bağımsız tavrı, ona yaşadığı çevreye çok iyi uyum sağlayan büyük bir beceri kazandırmıştır.

Sevecen ve şefkatli bir kedi olduğu için, sahibinden aynı şefkati görmediğinde, kıskanç ve bencil de olabilir.

Bir efsaneye göre, bundan 5000 yıl önce, , gemisinde sabırsızlıkla yeniden toprağa ayak basmayı bekleyen bütün hayvanları serbest bırakır. Bunların içerisinde, ikisi beyaz, ikisi de kızıl renkte olan dört kedi, gemiden doğrudan suya atlayarak yüzmeye başlarlar. Sular dağlardan çekildiğinde ise, kendilerini 121 kilometre güneydeki Van Gölü’nde bulurlar. Rivayete göre, “Vanlı Türk”ün doğuşuna onlar vesile olmuşlardır.

Kökenlerinin çok eskilere dayandığını ise, kazılarda bulunan ve Hz. İsa’dan önceki 100’üncü yıllara ait olduğu tespit edilen paralardan da görebiliyoruz. Bu eski paraların üstünde, Van kedisine benzeyen, kuyruk ve tüy özellikleriyle kolayca tanıyabileceğimiz kediler yer alıyor. 1100 ile 1280’li yıllar arasındaki Haçlı seferlerinin yazı kayıtlarında da Van kedilerinden bahsediliyor. Bu kediler, yine aynı özellikleriyle, Doğu Kedisi, Türk veya Rus diye de adlandırılıyor.

Tarihi kayıtlardan, Van kedisinin ilk olarak 1955 yılında, Laura Lushington ve Sonia Halliday tarafından İngiltere’ye ihraç edildiği biliniyor. Bu tarih itibariyle Van Kedisi araştırmaları başlamış ve 1969 yılında ise, İngiltere’nin en büyük kedi cinsleri, GCCF (Governing Council of the Cat Fancy) kayıtlarına alınmıştır.

Günümüzde ise, “Vanlı Türk”, 1992 yılında Van’da kurulan Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne bağlı çalışan VKAM (Van Kedisi Araştırma Merkezi) tarafindan korunup kontrol altında tutulmaktadır.

1980’li yılların sonuna doğru, konunun uzman ve araştırmacıları, Van kedisinin çok sayıdaki ihraç ve diğer farklı cinslerle genetik karışımlara uğraması sonucunda, neslinin tehlikede olduğu konusuna dikkat çekmişlerdir. Bu tarih itibariyle de genetik koruma calışmaları başlatmışlardır.

Buna paralel olarak, bölge yetkilileri tarafından yapılan çalışma ve müdahaleler sonucunda, Van kedileri için bir bakım evi açılmış, bölgedeki mevcut kedi nüfus sayımları gerçekleştirilmiştir. O günden bu yana ise, Van kedilerinin cins etiketlerini taşıyan özel izin dışında ihraçları yasaklanmıştır.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

32


SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ


NEWSLETTER

Inscrivez-vous pour suivre toute notre actualité.

YORUM YAPIN

Poster un Commentaire

Soyez le premier à commenter !

Me notifier des
avatar
wpDiscuz

SOSYAL MEDYA

  • Red'Action